Martial Peak (Novel) 10

Serinin kendisine gitmek için, Martial Peak (Novel)
A+ A-

Çeviri: 1madShy Twitch
Redaktör: KuroYukiHime-黒雪姫
Tempest Fansub İyi okumalar Diler

Bölüm 10- Para ve İflas

Yang Kai bu düşünceyle fazla oyalanmadı. Kara Erik Köyü Yüce Cennet Köşküne yakın bir konumda olduğundan kasabada diğer öğrencilere epey sık rastlanıyordu.

Kısa sürede Yang Kai pirinç sırasına girmişti. Sıra epey uzundu, uzunluğuysa iki tezgah gidiyordu. İşler tıkırındaydı ama servis eden tek bir garson vardı. Patron tezgahın arkasında para hesabı yaparken eşiyse misafirleri karşılıyordu.

İnsanlar sipariş verdikçe sıra zamanla kısaldı ve Yang Kai sırada ilerledi.

“Madam!” Yang Kai seslendi, 40 yaşında yaşlı görünümlü bir kadın ona doğru baktı. Yang Kai’yi gördüğünde hemen gülümseyerek karşılık verdi, “Ah, genç adam, yine pirinç almaya gelmişsiniz.”

“Evet.” Tezgahın önüne yürüdü ve tezgahın arkasındaki bir torbayı işaret ederek söyledi, “Lütfen bir torba verin.”

Kadın torbayı bir iple alırken söyledi, “Genç adam, ayda sadece bir torba alıyorsunuz, sizin için bu kadarı yeterli mi?”

Yang Kai cevapladı, “Yeterli.”

“Seni yalancı!” Kadın Yang Kai’ye bakarak onu tersledi, “Kendine bir bak, kolların ve bacakların ne kadar zayıf. Yeterli beslenseydin bu kadar zayıf olur muydun hiç?”

Yang Kai mahcup bir şekilde gülümsedi, “Dağa avlanmaya da gidiyorum, yani sadece bir torba karnımı doyurmaya yetiyor.”

Patron faturayı hesaplarken kadına fısıldadı: “Gidip arkadaki eski pirinçleri al da şu çocuğa ver.”

“Patron ne derse o!” Madam gülümseyerek cevapladı.

“Hiç böyle olur mu? Siz de burada geçiminizi sağlamaya çalışıyorsunuz.” Yang Kai yüksek sesle söyledi.

Kadın hemen yüzünü astı, “Eski pirinçler ne işe yarar ki? Burada durmaları sadece böcek çeker. Kimse de bunları yemez. Yine de sahibi hala biraz besleyici olduklarını söyledi. Burada bekle, gidip eve götürmen için biraz getireceğim.”

Bunu söylerken çoktan arkadaki odaya yürümeye başlamıştı.

Yang Kai’nin kalbi ısınmıştı, ne diyeceğini bilemiyordu. Her pirinç almaya geldiğinde patron ve eşi ona daha fazla vermek için bir bahane uyduruyordu. Eski pirinçlerin böcek çekeceğini söylüyorlardı ama aslında eski pirinç diye verdikleri hep iyi pirinçlerden oluyordu. Bu eli açık insanlar Yang Kai’nin hazin dünyasına umut oluyordu.

“Teşekkürler He Amca.” Yang Kai’nin sesinde ufak bir titreme hissediliyordu.

PAtron gülümseyerek başını kaldırdı, “Yalnız yaşarken geçinmek zor değil midir? Gelecekte ne zaman aç olursan buraya gel. Çok şeyimiz yok ama her zaman senin için bir tabağımız hazır.”

“Tamam…” Yang Kai başını salladı. Dünyada hala iyi insanlar vardı.

Kısa süre sonra iki iyi giyimli kişi pirinç dükkanına geldi ve sipariş vermek üzere olan bazı insanları tekmeleyerek içeri daldılar.

“Ahhh…” İkinci Kardeş kıçının üzerine düşerek yuvarlandı. Düştükten sonra tekrar kalkamıyor olması büyük sorundu.

“Ne?” Patron He tezgahın arkasından koşarken küçük kardeşi tekmeleyen iki adama doğru bağırdı. Yang Kai hızla İkinci Kardeşin kalkmasına yardım ederken iki kötü suratlı adama dik dik baktı. Adamlardan biri solgun ve zayıf görünüyor, karnını sıvazlıyordu, diğeriyse zayıf olanı arkalayan ayı gibi biriydi. İkinci kardeşi tekmeleyen elemanlar bunlardı.

“Burada patron kim?” adamlar bağırdı.

“Benim, ben.” Patron He çabucak cevapladı. Sadece sıradan bir tüccardı, yine de iki adam onu böylesine öfkeyle çağırıyordu. Bellerindeki kılıçlar ve yüzlerindeki sert ifade kolay lokma olmadıklarının işaretiydi. Patron He neler olduğunu anlamaya çalışıyordu.

“Güzel, güzel. Demek kötü kalpli patron sensin! Kardeşime zehirli pirinç satacak kadar cesursun demektir. Ona bir bak! Aslında güçlü bir adamdı, pirinci yedikten sonra hasta oldu. Normalde ayı kadar güçlüydü ancak şimdi ayakta bile zor duruyor! Seni kötü kalpli herif, sadece parayı umursuyorsun ve diğerlerinin yaşamını önemsemiyorsun!”

Adamın bu çıkışının ardından Patron He endişeyle kekeledi: “Ah, bu nasıl olabilir? Nasıl mümkün olabilir?”

Ardından adam konuştu: “Nerden bileyim? Bu sabah kardeşim senden biraz pirinç aldı ve pirinç lapası yaptı, senden aldığı pirinci yedikten sonra bu hale geldi. Hiç yemediğim için şanslıyım, yoksa ben de onun gibi olacaktım.”

Patron He’nin alnı terlemeye başlamıştı, kollarını sıvadı ve alnını silip dururken konuşmaya çalıştı, “Değerli müşteri, korkarım burada bir yanlış anlaşılma söz konusu.”

“Yanlış anlaşılma mı? Anan yanlış anlaşılmış! Pirincin yüzünden bu hale gelmedi mi?” Han adamı gürledi.

madShy Notu: Han adamı, köylü, dağlı gibi bir terim.

Yang Kai oturdu ve durumu düşünürken gözlerini etrafta gezdirdi. Petron He epey iyi biriydi, Yang Kai onun sattığı pirince zehir koyacağını hiç düşünmüyordu. Patron He’nin Yang Kai’nin içinde kötü kalpli biri olmasının mümkünatı yoktu. Kötü kalpli iş adamları kendi pirincine zehir atacak kadar salakça hareketler yapmazdı.

[Bu yayılırsa gelecekte işleri kim bilir ne hale gelir? Kim buradan gelip pirinç alır ki?]

İki adamın zavallı bahaneleri dayanılmazdı ve başka bir şey düşündükleri de yoktu.

Demek ki ikisi kesinlikle zarar vermek için buradaydı. Ama bu hareketleri biraz kötü niyetliydi, sanki Patron’a para kazanmak için birilerinin ölmesi gerektiğini ima ediyorlardı.

Yang Kai’nin bedeni zayıf olmasına rağmen yine de bir yetişimciydi. Ve geçen yıllar boyunca sayısız insanla karşılaşmıştı, bu yüzden Patron He’yi doğru şekilde yargılayabiliyordu. Bu adama Yang Kai’nin büyük bir vefa borcu bulunuyordu. Karşılaştığı manzara yüzünün düşmesine sebep olmuştu. Ayağa kalktı ve konuştu: “Şu ikisi…”

“Ne?” Adamlardan biri bir bakış attı, öfkesi aşikardı.

Yang Kai konuşmadı, ancak Patron He hemen önüne atıldı. Yavaşça başını sallayarak Yang Kai’yi durdurdu.

“He Amca…” Yang Kai şaşırmıştı.

“İflas etsen bile, beladan uzak dur!” Patron He fısıldadı.

Yang Kai sadece çaresizce iç geçirdi. Aslında patron bu hareketiyle iki adamın ne yapmak üzere olduğuna işaret ediyordu. Yine de işine devam edebilmesi için ismine leke sürülmemesi gerekiyordu. Az önceki kargaşa zaten yeterince dikkat çekmişti. Eğer bu devam ederse pirinç dükkanının itibarı yitip giderdi.

Eğer biri söylediklerinin yanlış olduğunu biliyorsa, buna karşı çıkabilir ve bu fiyasko fazla hasara sebep olmadan hızla son bulabilirdi.

Çaresizlik içindeki Patron He adama doğru döndü: “Kardeşinizin hastalığı konusunda söyleyebileceğim tek şey benimle hiçbir alakası olmadığıdır…”

İki adam bunu duyduklarında biri öfkeyle haykırdı: “Alakası olmasa bile çoktan bu pirinç dükkanına geldim. Gerçeği açıklamazsan kardeşimin acısı boşuna olacaktır. Hemen doktora gitmesi gerekiyor! Tabii eğer tedavi masrafını üstlenirsen konuyu kapatabiliriz.”

Bu beyandan sonra gerçekten beladan uzak durması için Patron He’yi iflas ettirme amacında oldukları netleşmişti. Gerçekten şantaj yapmak istiyorlarsa bunu zaman içerisinde gerçekleştirebilirlerdi. İki adamın talepleri epey dar görüşlüydü, Patron He şimdi bunu kabul ederse itibarı berbat hale gelirdi. Hiçbir şey olmasa bile zehirli pirinç sattığı haberi yayılabilirdi. Yang Kai de bundan ötürü Patron He’den haraç kesmekle ilgilenmediklerini ve başka bir amaçları olduğunu anlamıştı.

Kim bu iki Han adamının bu kadar uzlaşmaya varmaz olduğunu düşünebilirdi ki: “Seni kötü kalpli patron. Bizim kim olduğumuzu sanıyorsun? Öylece kazıklayabileceğin kişiler miyiz sence? Biz iki kardeş senden zehirli pirinç alacak kadar şanssız insanlarız! Vicdanın yok mu be adam?”

Bu açıklamaları Yang Kai’nin kulaklarında yankılandı. Oturduğu yerden dudağını bükerken düşünüyordu, [Demek burada iyi adam sizsiniz? Yaptıklarınızın hiçbir sonucu olmaz sanıyorsunuz demek?]

Patron He şaşkına dönmüştü. [Ne? Bu iki adam haraç için burada değil miydi?]

Sersemlemiş ve ne yapacağını bilmez haldeyken gitgide daha fazla insan toplanmaya başlıyordu. Yang Kai’nin yaşlarındaki yakışıklı bir adam da oraya yaklaşmıştı. Görünüşüne bakılırsa açıkça Yang Kai’den daha iyi durumdaydı.

Bu yaşlı adam öylece adamlara doğru yürüdü ve ilgiyle çevrelerinde gezindi. Bunu yaparken sürekli olarak diliyle ses çıkartıyordu.

Diğerleri fark etmemiş olabilirdi ama tek bakışta Yang Kai meydandaki üç kişinin az önce geçitte dikilen adamlar olduğunu anlamıştı.

Kalabalık az önce ortaya çıkan çocuğa bakmaya başlamıştı!

Bu üç adam birlikte değil miydi? Yang Kai havadaki berbat oyunun kokusunu almıştı.

madShy Notu: Merhabalar. Noveli manganın epey ilerisinde. Hızlı ve kaliteli çeviri isteyen çok arkadaş vardı. Ana olarak YouTube üzerinden paylaşacağım. Bölümler YouTube’dan daha ileriden gidecek. Ancak yorumlarınızı nereden yaparsanız yapın elimden geldiğince sizlerle konuşmaya çalışacağım. Burada bulunduğum sürece Tempest oluşumunu da elimden geldiğince birçok konuda desteklemeye çalışacağım.

Neden Martial Peak Noveli sorusuna gelirsek… Sizlerle güzel bir macera yaşamak adına çeviriyorum. Evet bilmem kaç bin bölümlük novele girişecek türden bir manyağım ve bir o kadar da güçlü bir çevirmenim. Yanlış anlamayın büyüklenmek için değil, bu işi sevdiğimden söylüyorum. Biri bana yamuk yaparsa yaptığım işle cevabımı verdiğimi tanıyan herkes bilir. (İsteyenlere muhabbet ortamında madShy’a meydan okuyanların yenilgi hikayeleri anlatılır :D) Destek olmak isteyen ve okuduğunun gerçek keyfine varmak isteyen arkadaşlar bu macerada bize katılabilir. Tüm dostlara selam olsun 😀

Yorumlar

Bölüm 10
Content Warning
DİKKAT! "Martial Peak (Novel) 10" serisi +18 bir seri olup çıplaklık, şiddet ve kan içerebilir. Bu seriyi okuyan kişi bu uyarıyı okuyup, onaylamış sayılır.
Enter
Exit

Fansub olarak size daha fazla seri sunmak için Çevirmen ve Editöre ihtiyacımız var.

Sende Çevirmen veya Editör olarak daha fazla serinin gelmesini sağlayabilirsin.